Orucun çeşitleri nelerdir? Maddeler halinde Oruç türleri

Bildir
Soru

Lütfen bu sorunun neden bildirilmesi gerektiğini kısaca açıklayın.

Bildir
İptal

Haram, Vacip, Sünnet ev Mekruh Olan Oruç Çeşitleri

 

DÖRT MEZHEBE GÖRE ORUÇ TÜRLERİ MADDE MADDE

İslam’ın beş şartından biri olan oruç. Ra­mazan ayında farz olan oruçtur. Bununla birlikte İslâm’da başka bazı vesilelerle oruç tutulması da emir veya tavsiye edilmiştir.
Diğer taraftan bazı zamanlarda veya du­rumlarda oruç tutulması yasaklanmış ya da hoş karşılanmamıştır. Buna göre:
a- Emre­dilenler “farz ve vacip oruçlar” gurubunda,
b- Tavsiye edilenler “mendup oruçlar” gu­rubunda,
c- Yasaklanan yahut hoş karşı­lanmayanlar da “haram ve mekruh oruçlar” gurubunda ele alınacaktır. Tabii ki, bu son guruptakiler esasen birer oruç çeşidi olma­yıp, şerl” hükmü {dinî değerlendirme} açı­sından yapılan yaygın tasnif dikkate alına­rak ayrı bir gurup olarak gösterilmiştir.

a- Farz ve vacip oruçlar:

Dinen yapılması kesin ve bağlayıcı tarzda istenen fiili ifa etmek farzdır. Hanefîler’in dışındaki mezheplerde -kural olarak- farz ve vacip terimleri eşanlamlı olarak kullanı­lır. Haneftler’e göre ise zanni delile dayanı­larak belirlenen görevlervâcipdiye anılır ve farzın bir alt derecesini oluşturur.
Ramazan orucunun edası da kazası da farzdır. Yine, edasına başlanan Ramazan orucunun kasden bozulması halinde gerek­li olan keffaret orucu ile, zıhâr, kati (adam öldürme), halk (hacda ihramlı iken vaktin­den önce tıraş olma) ve yemin için tutula­cak keffaret oruçları da farz gurubuna girer (Ayrıca Bk. Keffâret, Öldürme, Yemin, Zıhâr). Ramazan orucunun edası “muay­yen farz”, diğerleri “gayr-ı muayyen farz” olarak nitelendirilir; çünkü Ramazan oru­cunun edası sadece belirli bir vakitte müm­kündür, diğerleri ise istenilen mubah gün­lerde tutulabilir.
Nezir (adak) oruçlarını tutmak vaciptir. Bunların belirli zamanda tutulmasının adanmış olması halinde “muayyen vacip” ten, aksi halde “gayr-ı muayyen vâcip”ten sözedilir. Nezredilen itikâf oruçları muayyen vacip sayılır. Başlanmış bir nafile (mendup gurubuna giren) orucun bozulması halinde bunun kaza edilmesi de Hanefiler’e göre vacip Mâlikîler’e göre farzdır (İmâm Mâlİk’ten kaza gerekmediği de rivayet edilmiştir).

b- Mendup oruçlar:

Fıkıh usulü terimi olarak mendup, “ya­pılması kesin ve bağlayıcı tarzda olmaksı­zın (tavsiye tarzında) İstenen fiil”i ifade eder. Bu anlamıyla mendup, sünnet, müstehap, nafile gibi kavramları da içine alacak geniş bir kapsamda kullanılmış olur. Ancak fıkıh eserlerinde, özellikle Hanefî ve Mâlikî fıkhında mendup kavramı, sünnetin (mesnun) bir alt derecesindeki durumları ifade etmek yani çoğu kez “müstehap”la eşanlamlı (yahut ona yakın) olmak üzere kullanılmıştır.
Aşağıda geniş anlamıyla mendup oruç­lar, bir başka anlatımla, dinen zorunlu ol­mamakla birlikte tutulması tavsiye edilen oruçlar sayılacaktır.
Bunlara genel bir niteleme ile “tatavvu” oruçları ve “nafile oruçlar” da denir.
1- Muharremin dokuzuncu günü İle bir­likte onuncu günü ya da onuncu günü ile birlikte onbirinci günü oruç tutmak. Bu oruç Hanefîler ve Mâlikîler’de mesnun (sünnet) olarak nitelenir. Hanefiler’e göre sadece onuncu günü (âşûrâ günü) oruç tutulması mekruhtur.
2- Her ayın üç gününde oruç tutmak. Ancak efdal olanı, kamerî ay hesabıyla ayın onüç, ondört ve onbeşinci günlerinde tu­tulmasıdır, ki bu günlere “eyyâmu’l-bîyd” denir.
3- Gün aşırı oruç tutmak. Bir gün oruç tutup bir gün tutulmaması. Hz. Peygamber tarafından “Savm-ı Dâvud” olarak anılmış ve Övülmüştür.
4- Her haftanın pazartesi ve perşembe günleri oruçtutmak.
5- Şevval ayının altı gününde oruç tut­mak. Ayrı ayrı veya peşpeşe tutulabilir. Ancak hemen Ramazan bayramını takiben tutulması efdaldir. Mâlikîler’e göre İse, -farz olduğu izlenimini uyandırmamak için-ya gizli tutulmalı, ya da bayramdan sonra ara verilmelidir; aksi halde mekruhtur.
6- Haram Aylar’da (zilkade, zilhicce, muharrem, recep) oruç tutmak. Hanefî mezhebinde bu ayların perşembe, cuma ve cumartesi gün­lerinde tutulması müstehap sayılmıştır.
7- Zilhiccenin ilk dokuz gününde oruç tutmak. Ancak hacda bulunan kişinin do­kuzuncu günü (arafe günü) oruç tutması mekruhtur; orucun güç kaybına yolaçmaması halinde Hanefîler’e göre mekruh değildir.
8- Şaban ayında oruç tutmak. Ancak bu ayın ikinci yarısında kişinin mutadı dışında nafile oruç tutması Şafiî mezhebine göre haram, bazı bilginlerce mekruh sayılmıştır.
Yukarıda sayılan oruçların faziletleri ve kişiye kazandıracağı sevaplarla ilgili pek çok hadis rivayet edilmiştir.
Bunlar dışında kalan ve oruç tutulması mekruh yahut haram olmayan günlerde kişinin kendi durumuna ve tercihine göre Allah rızası için oruç tutulması da dinen özendirilmiştir. Bunlara dar anlamıyla “na­file” oruçlar denir.

c- Haram ve mekruh oruçlar:

Haram Oruçlar

Dinen kaçınılması kesin ve bağlayıcı tarzda istenen fiili işlemek haramdır. Bu tarz bir yasak kafi delil ile sabit olmamışsa Hanefî mezhebine göre bu fiile tahrimen mekruh denir. Bu tarzda yasaklanan oruç­lar şunlardır:
1- Ramazan bayramının birinci günü ile kurban bayramının dört gününde oruç tutmak dinen yasaklanmıştır. Bu günlerde oruç tutulması Hanefîler’e göre tahrimen mekruh, diğer üç mezhebe göre haramdır (ancak Kurban bayramının dördüncü günü Mâlikîler’de haram değil mekruhtur).
2- Ramazan ayının başladığına hükmedi-lememesi halinde şaban ayının otuzuncu günü “yevm-i şek” (şüphe günü) diye anılır.
Bir müslümanın tutmayı âdet edindiği oruçlardan birinin (pazartesi orucu gibi) şek gününe denk gelmesi halinde, bu günde oruç tutulması -dört mezhebin ittifakıyla— mekruh değildir.
Hanefîler’e göre, şek gününde Ramazan orucu veya başka bir vacip oruç niyeti ile oruç tutulması tahrimen mekruhtur. Sırf nafile niyeti ile oruç tutulmasında ise sa­kınca yoktur.
Mâtîkiler’e ve Hanbelîler’e göre şek gü­nünde nafile oruç mekruh, Şâfiîlere göre haramdır; bugünde kaza, keffaret ve nezir orucu tutmak ise caizdir.
3- Âdet gören ve lohusalı kadınların oruç tutması haramdır. Ramazan orucu bu gün­lere tesadüf ederse, yükümlülükleri düş­mez, başka zaman kaza ederler.
4- Bir kadının, kocasının hasta ve gaip olma gibi fiili yahut hacda bulunma gibi dinî bir engeli yokken onun muvafakati olmaksızın nafile oruç tutması çoğunluğa göre haram, Hanefîler’e göre tenzihen mekruhtur; kocası rıza göstermezse, orucunu bozması gerekir.
5- Şâfiîler’e göre, şaban ayının son yarı­sında nafile oruç mekruhtur (bazı eserlerde haram olarak zikrederler); ancak kişinin adet edindiği nafile oruç günlerinin bu zaman dilimine tesadüf etmesi halinde sakınca yoktur. Yine, bu günlerde kaza, keffâret ve nezir oruçları tutulabilir.

d- Mekruh Oruçlar

Dinen kaçınılması kesin ve bağlayıcı tarzda olmaksızın istenen, yapılması hoş karşılanmayan davranışlara mekruh denir. Hanefî mezhebinde harama yakın mekruh­tan ayırdetmek için bu durumlar hakkında tenzihen mekruh terimi kullanılmıştır. Bu çerçevede ele alınabilecek başlıca oruç türleri şunlardır.
1- Savm-ı dehir (“savmu’d-dehr”): Oruç tutulması haram olan günler dışında bütün seneyi oruçlu geçirmek Hanefîler’e göre mekruhtur (kişiyi zayıf düşürmemesi veya âdet haline getirilmemesi halinde ise caiz görülmüştür). Mâlikîler’in bazılarına göre mekruh, bazılarına göre ise menduptur. Şafiî ve Hanbelî mezheblerinde bu konuda bir ayırım yapılmıştır: Şayet kişiye zarar vermesi yahut başkalarının hakkını ihlâl sözkonusu değilse müstehap, aksi halde mekruhtur.
2- Savm-İ visal (“savmu’l-visâl”): Hiç İftar etmeksizin iki (yahut daha fazla) gününün orucunu birleştirmek, Hanefîler’e, Şâfiîler’e ve Hanbelîler’e göre mekruhtur, Mâlikîler’e göre haramdır.
3- Sadece cuma veya sadece cumartesi günlerinde oruç tutmak Hanefî, Şafiî ve Hanbelî mezheplerine göre mekruhtur. Bazı Mâlikî bilginler de bir gün önce yahut sonra oruç tutmaksızın sadece cuma veya cumartesi oruçlu geçirmeyi mekruh saymışlardır.
4- Muharrem ayının sadece onuncu gü­nünde oruç tutmak Hanefîler’e göre, sade­ce recep ayını oruçlu geçirmek Hanbelîler’e göre, Peygamberimizin doğum gününde (Mevlid-i Nebevi) oruç tutmak Mâlikîler’e göre mekruhtur.
5- Nevruz ve Mehrican diye anılan mecusilerin ilkbahar bayramı ve sonbahar bayramı günlerinde oruç tutmak Hanefî, Mâlikî ve Hanbelî mezheplerine göre mek­ruhtur; ancak başka günlerle birleştirilirse veya kişinin zaten tutmayı planladığı nafile oruçlar bu günlere raslarsa mekruh olmaz. Şafiî mezhebinde bu günlerde oruç tutul­ması sakıncalı görülmemiştir.
6- Hac ibadetini ifa eden kişinin arefe günü oruç tutması Mâlikîlere göre mekruh­tur. Gündüz vakfe yapan kişi bakımından Hanbelîler, orucun zayıf düşüreceği kişi bakımından Hanefîler de kerahete hük­metmişlerdir.
7- Üzerinde kaza borcu olan kişinin bu borcu yerine getirmeden nafile oruç tut­ması Mâlikîler’e ve Şâfiîler’e göre mekruh­tur. Hanefîler’e göre böyle bir kimsenin nafile oruç tutmasında sakınca yoktur.
Ahmed b. Hanbel’in aksi yönde de bir görüşü bulunduğu belirtilmekle birlikte bu konuda Hanbelî mezhebinde tercih edilen görüş cevaz yönündedir.
8- Kişiye büyük sıkıntı vereceği anlaşılı-yorsa yolculuk halinde oruç tutmak Hanefî ve Şâfiîler’e göre mekruh sayılmıştır. Şafiî fıkıh eserlerinde, ağır sıkıntı doğmasına sebebiyet vermesi halinde, hastaların, hamile yahut emzikli kadınların ve çok yaşlı kişilerin oruç tutmalarının da mekruh oldu­ğu kaydedilir.
9- Misafirin, ev sahibinden izin almadan nafile oruç tutması Mâlikîler’e göre mek­ruhtur. Sağlıklı karar vermesini engelleye­bileceği düşüncesiyle hakimin, yine orucun çalışma verimini etkilemesi halinde, ücretle çalışan işçinin iş sahibinin müsaadesini almadan nafile oruç tutması Hanefî mez­hebinde mekruh kabul edilmiştir.
10 Savm-i sumt (“Savmu’s-sumt”): Oruçlu olduğu sürece hiç konuşmamaya niyet etmek suretiyle tutulan oruç da Ha­nefî fıkıh eserlerinde mekruh oruçlar ara­sında sayılmıştır.

161 görüntüleme 0

Son Cevaplar ( 1 )

    0
    2021-03-02T23:59:55+03:00

    Lütfen bu cevabın neden bildirilmesi gerektiğini kısaca açıklayın.

    Bildir
    İptal

    Oruç çeşitleri; emredilen oruçlar, farz ve vacip oruçlardır. Farz oruçlar, Ramazan ayı orucu, yine ramazan ayında hastalıktan, yolculuktan dolayı tutulamayan oruçların kazasıdır. Vacip oruçlar ise, adak oruçlarıdır. Kişi, oruç adağında bulunmuş ise yine bu orucu tutmak zorundadır. Mendub oruçlar, bu oruç çeşidi, farz veya vacip cinsinden bağlayıcı olmamakla beraber sevap elde edilmek için tutulan oruçlardır. Pazartesi ve perşembe günü tutulan oruçları bu gruba örnek verebiliriz. Belirli günlerde oruç tutulması haram olan günler vardır. Buna örnek olarak Ramazan Bayramı’nın ilk günü ile Kurban Bayramı’nın ilk dört gününü örnek verebiliriz. Mekruh olan oruçlar ise, Rasulullah (sav)’in yapmadığı oruçlardır. Bu oruca örnek olarak da hiç iftar etmeden iki günün orucunu birleştirerek tutmayı verebiliriz.

     

    En iyi cevap

Cevapla

Captcha Captcha'yı güncellemek için resme tıklayın.