Kurban nedir? Kurban hakkında ayet hadis ve hükümler

Bildir
Soru

Lütfen bu sorunun neden bildirilmesi gerektiğini kısaca açıklayın.

Bildir
İptal

KURBAN HAKKINDA GENİŞ BİLGİ

 

Kurban kesmek, zekat ve bayram namazları gibi hicretin ikinci yılında meşru kılınmıştır. Meşruiyeti Kitap, Sünnet ve İcma ile sabittir. Kurban, Müslüman olmak, hür olmak, seferde olmamak, akıl ve baliğ olmak ve fıtır sadakasını vacip kılan zenginliğe sahip olmak şartıyla Müminlere vaciptir. Kuran-i Kerim Kurbandan şöyle bahseder:
وَلِكُلِّ أُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنسَكًا لِيَذْكُرُوا اسْمَ اللَّهِ عَلَى مَا رَزَقَهُم مِّن بَهِيمَةِ الانْعَامِ
Her ümmet için, Allah’ın kendilerine rızk olarak verdiği hayvanların üzerine O’nun adını anarak kurban kesmeyi meşru kıldık.
وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَاَ ابْنَىْ ادَمَ بِالْحَقِّ اِذْ قَرَّبَا قُرْبَانًا فَتُقُبِّلَ مِنْ اَحَدِهِمَا وَلَمْ يُتَقَبَّلْ مِنَ الاخَرِ قَالَ لأقْتُلَنَّكَ قَالَ اِنَّمَا يَتَقَبَّلُ اللّهُ مِنَ الْمُتَّقينَ
“Ey Muhammed! Onlara Adem’in iki oğlunun kıssasını anlat! İkisi birer kurban sunmuşlardı da birininki kabul edilmiş; diğerinki ise kabul edilmemişti.”
وَفَدَيْنَاهُ بِذِبْحٍ عَظيمٍ Biz, oğluna bedel ona büyük bir kurban verdik.”
فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْ “ Rabbin için namaz kıl ve kurban kes.”
لَنْ يَنَالَ اللّهَ لُحُومُهَا وَلاَ دِمَاؤُهَا وَلكِنْ يَنَالُهُ التَّقْوى مِنْكُمْ
“ (İyi biliniz ki kurbanlarınızın) ne etleri ve ne de kanları Allah’a erişmez. Fakat O’na sadece sizin takvanız ulaşır.”
Bu son ayetteki emir, Hanefilerce vacip, Cumhura göre ise sünnet sayılmıştır.
قال رسولُ اللّه: مَا عَمِلَ آدَمِىٌّ عَمَلاً يَوْمَ النَّحْرِ أحَبَّ إلى اللّهِ تَعالى مِنْ إهْرَاقِهِ الدِّمَاءَ، إنَّهَا لَتَأتِى يَوْمَ الْقِيَامَةِ بُقُرُونِهَا وَأشْعَارِهَ وأظْلاَفِهَا، وَإنَّ الدَّمَ لَيَقَعُ مِنَ اللّهِ تَعالى بِمَكَانٍ قَبْلَ أنْ يَقَعَ في الارْضِ فَطِيبُوا بِهَا نَفْساً .
“Hz. Peygamber buyurdular ki: “Hiç bir kul, kurban günü, Allah indinde kan akıtmaktan daha sevimli bir iş yapamaz. Zîra, kesilen hayvan, kıyamet günü boynuzlarıyla, kıllarıyla, sınnaklarıyla(Kurbanlıklarda paça denen kısım) gelecektir. Hayvanın kanı yere düşmezden önce Allah indinde yüce bir mevkiye ulaşır. Öyle ise, onu gönül hoşluğu ile ifâ edin.”
يَا أيُّهَا النَّاسُ إنَّ على كُلِّ أهْلِ بَيْتٍ في كُلِّ عَامٍ أُضْحِيَة.
Ey insanlar! Her aile halkına her yıl için bir kurban gerekir.”
مَنْ وَجَدَ سَعَةً فَلَمْ يُضَحِّ فَلاَ يَقْرَبَنَّ مُصَلاَّنَا
“Mali imkanı olup ta kurban kesmeyen bizim mescitlerimize yaklaşmasın.”
İbnu Ömer de Allah Resulünün Medine de bulunduğu 10 yıllık zaman içinde her yıl kurban kestiğini ve hiç terk etmediğini rivayet etmiştir.
وعن أبى أيوب رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قال: ما كُنَّا نُضَحِّى إلاَّ بِالشَّاةِ الْوَاحِدَةِ يَذْبَحُهَا الرَّجُلُ عَنْهُ وَعَنْ أهْلِ بَيْتِهِ ثُمَّ تَبَاهَى النَّاسُ بَعْدُ وَصَارَتْ مُبَاهَاةَ.
Ebu Eyyub (radıyallahu anh) anlatıyor: “Bizden biri, kendisi ve ailesi halkı için tek bir koyun kurban eder, (etinden hem yerler hem de başkalarına yedirirlerdi). Sonra insanlar, övünmeye başladılar ve (kurbanlar) bir övünme vâsıtası oldu.”
لاَ تَبِيعُوا لُحُومَ اَضَاحِى وَالْهَدْىِ وَتَصَرَّفُوا وَكُلُوا وَاسْتَمْتَعُوا بِجُلُودِهَا وَلاَ تَبِيعُوا وَإنْ اَطْعَمْتُمْ مِنْ لُحُومِهَا فَكُلُوا إنْ شِئْتُمْ
“Kurbanların ve hedyin (Kâbe’ye bağışlanan kurban) etlerini satmayın, (hayır yolunda) tasarruf edin ve yiyin. Derilerinden de istifade edin ama satmayın. Etlerinden başkalarına yedirseniz bile kendiniz de dilerseniz yiyin.”

GÜNÜMÜZDE NİSABIN BELİRLENMESİ

Zenginlik için nisab, 20 Miskal (80.18 gram)altın, 200, dirhem (561 gram)gümüş, 40 koyun, 30 sığır ve 5 deveden ibarettir.
Asrı saadette nisab ölçülerinin parasal değerleri aşağı yukarı aynı iken günümüzde büyük meblağlarda fark mevcuttur. Örneğin bugün 200 dirhem gümüşün yaklaşık 300 milyon ederken bu altında 1 milyar 600 milyona tekabül etmektedir. Koyun, sığır ve devede ise bu fark daha da büyümektedir. Dolayısıyla 200 dirhem gümüşü olanı zengin sayarsak fakirleri mağdur etmiş oluruz. O halde nisabın belirlenmesi neye göre tespit edilecektir.
Asrımızdaki bazı alimler (Yusuf Kardavi, Hayreddin Karaman) deve ve koyunun yarısının değerini nisabda ölçü alırken bazıları da (Ebu Zehra, A. Kerim Zeydan) altını esas almışlardır.
Kurbanın rüknü kan akıtmaktır. Kan akıtılmadan yerine değeri tasadduk edilse kurban yerine geçmez. Kurban muayyen bir sünnet olduğu için, onun yerine bedel olacak başka bir sünnette söz konusu değildir. Hayvanın hareketini azaltmak ve rahatlatmak amacıyla kesmeden önce iğne ile uyuşturmak veya bayıltmak eğer hayvanın el-kol ve kuyruk hareketi veya nefes alıp-vermesi gibi hayati fonksiyonları kesmezse bunda bir sakınca yoktur. Bu hareket hayvanı rahatlattığı için dinen teşvik de edilmiştir.
قال رَسُولُ اللّهِ: إنَّ اللّهَ تَعالى كَتَبَ الاحْسَانَ عَلي كُلِّ شَيْءٍ. فإذَا قَتَلْتُمْ فَأحْسِنُوا الْقِتْلَةَ! وَإذَا ذَبَحْتُمْ فأحسِنُوا الذِّبْحَةَ وَلْيُحِدَّ أحَدُكُمْ شَفْرَتَهُ وَلْيُرِحْ ذَبِيحَتَهُ.
Bundan dolayı Peygamber efendimiz (sav) “ Allah her şeye karşı güzel muameleyi emir buyurmuştur. Öyle ise bir şeyi öldürürken güzel bir şekilde kesin. Herhangi biriniz keserken bıçağını keskinleştirsin ve boğazlayacağı hayvanı rahatlatsın.”
Fakat şayet iğne ile uyuşturmak hayati fonksiyonları ortadan kaldırırsa, bu taktirde caiz olmaz. Çünkü bu durumda ölü bir hayvan boğazlanmış olacağından etini yemek helal olmaz. Hayvanı uyuşturma meselesi ise maharet isteyen bir iştir. Ameliyat olacak bir hastaya her kesin narkoz veremediği bilinmektedir. Kurban kesilirken de verilecek dozu kim ne kadar verecek bu da bilinmemektedir.
Kurban, koyun, keçi, sığır manda ve deve cinsinden olan hayvanlardan olur. Bunlardan koyun ve keçi bir kişi için, diğerleri ise bir kişi için kesilebileceği gibi, 2, 3, 4, 5, 6 veya 7 kişi için de kesilebilir. Ortakların sayısının tek veya çift olmasında bir sakınca yoktur. Yalnız ortakların tamamında kurban niyeti şarttır. Üç kişi bir sığıra ortak olduklarında, onlardan birisi, kendi hissesine bir başkasını ortak ederse; bu caiz olur. Daha fazlası caiz ancak ortakların rızası ile olur.
Kurban koyun, keçi, sığır, manda ve deveden olur. Altı ayı dolduran ve annesinden ayırt edilemeyecek kadar büyük olan kuzu da kurban edilebilir. Keçi olmaz. Sığır ve mandanın iki yaşında olanı, devenin ise beş yaşında olanı kurban edilir.
Ölen kişi kendi adına kurban kesilmesini vasiyet eder veya bunun için bir mal vakfederse, varislerin kurban kesilen günlerde bunun gereğini yerine getirmeleri gerekir.
Bu kurbanın etinden yemek caiz de değildir. Şayet varisler vasiyet olmadan kendi taraflarından ölüye kurban keserlerse, bu caizdir, etinden de yiyebilirler.
Halk arasında ölü kurbanının Arefe günü kesilmesi gerekir görüşü yanlıştır. Vasiyet edilmişse kurban kesimi günlerinde olması şarttır. Fakat vasiyet yoksa her hangi bir günde kesilebilir, ancak bayram günlerinde kesilmesi daha efdaldır.
Bir hadiste efendimiz (sav) “Kurban bayramı 3 gündür. Birinci günü en faziletlisidir.” Bu hadisi esas alan Hanefi fukahası kurban kesilecek günlerin 3 gün olduğunu belirtmişlerdir.
Hünsa, İki gözü veya bir gözü kör, dişlerinin çoğu düşmüş ve kulakları kesilmiş, boynuzlarının biri veya ikisi kökünden kırılmış, kulağının veya kuyruğunun yarıdan fazlası veya memelerinin başları kopmuş, kulakları veya kuyruğu yaratılışında bulunmayan, bir hayvan kurban olmaz. Bu kusurlar kurban alınırken varsa, kurbanın sıhhatına engeldir. Şayet sağlıklı olarak alınmış sonra da kurban edilmeyi engelleyici bir kusur meydana gelmişse, sahibi zengin ise değiştirir, fakirse onunla yetinmesinde bir sakınca yoktur. Kurban etlerinin 3/1 birini fakirlere, 3/1 birini eş-dost verip kalan 3/1 birini de ailemize ayırmak sünnettir.

82 görüntüleme 0

Cevapla

Captcha Captcha'yı güncellemek için resme tıklayın.