İman amel ilişkisi niçin önemlidir kısaca

Hata Bildir
Soru

Lütfen bu sorunun neden hata bildirilmesi gerektiğini kısaca açıklayın.

Hata Bildir
İptal Et

iman amel ilişkisi nedir ve neden önemlidir

Allah’ın varlığına ve birliğine iman edip, emirlerini yerine getirmek, yasaklarından kaçınmak İnsanın ilk görevidir. Zira iman, kalbin nuru, ruhun gıdasıdır. İbadetler ise kalpteki imanın, hayatımıza yansımasıdır. Zaten yaratılışımızın gayesi de budur.

Güzel ameller imanı olgunlaştırır. Her ne kadar iman edip amel etmeyen kimse mü’min ise de, amelsiz iman, sönme ve insanı küfre sürükleme tehlikesiyle karşı karşıyadır Kur’ân-ı Kerîm’in birçok âyetinde iman ile salih amel yan yana zikredilmiş, müminlerin sâlih amelleri işleyerek maddî-mânevî gelişmelerini sağlamaları ısrarla istenmiştir.
Çünkü; düşünce ve kalp alanından, eylem ve hareket alanına çıkamamış olan iman, meyvesiz bir ağaca benzer.
Kalpte mevcut olan iman ışığının hiç sönmeden parlaması, giderek gücünü artırması güzel davranışlarla mümkün olabilir.

Bir müslümanın, inancıyla amelinin uyum içerisinde olması, kuvvetli bir imana sahip olduğunun alâmetidir. İman esasları, bir ağacın kökü ve gövdesi, amellerse yaprakları ve meyvesi gibidir. Köksüz, gövdesiz, meyve ve yapraklar oluşmaz, ama meyvesi olmayan bir ağacın faydası da sınırlıdır. Ayrıca, bir ağaç, kurumaya başlayınca ilk olarak yaprakları sararıp dökülür. İbadetsiz imanın durumu da böyledir.

İman edip, gereğini yapanların mükâfatlarını Cenâb-ı Hak Enfâl Suresi’nin 2. âyetinde şöyle bildiriyor: “Mü’minler ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir. Onun âyetleri kendilerine okunduğu zaman (bu) onların imanlarını artırır. Onlar sadece Rablerine tevekkül ederler.”

Geceleri sabahlara kadar ayakları şişinceye dek ibadet eden Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Hz. Aişe’nin “Ya Rasulallah geçmiş ve gelecek tüm günahlarınız affedildiği halde bunu neden yapıyorsunuz?… sorusuna, Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)’in “(Allahın bunca nimetlerine) şükreden bir kul olmayayım mı? Ya Aişe.” cevabı, bizlere inancımızı amellerimizde göstermemizin önemini ne de güzel vurguluyor.

Günümüzde her türlü teknolojik gelişmeye rağmen gerçek huzura muhtaç olan insanlık eğer kurtuluş istiyorsa; kalbine imanı yerleştirdikten sonra ona iman nurunu takıp, güzel amellerle Yüce Allah’ın huzurunda hürmetle eğilmelidir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor: “Cenazeyle ehli, malı ve ameli olmak üzere üç şey kabre kadar gider. Bunlardan ikisi geri döner, bir tanesi kalır. Ehli ve malı geri döner, ameli yanında kalır.”[Buhari, Rikak,42; Müslim, Zühd, 5; Tirmizi, Zühd, 46)]

Ankebut Suresi 2. ve 3. âyetin meâliyle bitirmek istiyorum. “İnsanlar, “inandık” demekle imtihan edilmeden bırakılacaklarını mı zannederler. Andolsun, biz onlardan öncekileri de imtihan etmiştik. Allah doğru söyleyenleri de mutlaka bilir, yalancıları da mutlaka bilir.

0
mumsema 4 ay 0 Cevap 1188 Görüntüleme

Bir cevap bırakın

Captcha Captcha'yı güncellemek için resme tıklayın.