Allah’ın isimlerinden el Habir ne demek

Bildir
Soru

Lütfen bu sorunun neden bildirilmesi gerektiğini kısaca açıklayın.

Bildir
İptal

HABİR

 

الخبير

 

Allah’ın isimlerinden (esmâ-yi hüsnâ) biri.

 

“Habîr” ismi “her şeyin iç yüzünden haberdar olan” anlamına gelir. Allah Teâlâ’nın sonsuz ve mutlak

ilmini ifade eden isimlerinden olan “habir” ismi Kur’ân-ı Kerim’de pek çok âyette Allah’a nispet edilir. Bu âyetlerde çoğunlukla kulluk bilincini aşılamak için Allah’ın insanın yapıp ettiklerinden haberdar olduğu bildirilir ve insanın bu gerçeği anlayabilmesi için çeşitli örnekler verilir: “Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve herkes yarın için ne hazırladığına bir baksın. Allah’tan korkun; çünkü Allah, yaptıklarınızdan haberdardır (habir)” (el-Hasr 59/18). Allah, görünen faaliyetler dışında, insanların içlerinden geçirdikleri, niyet edip yapmadıkları ya da gizlice tasarladıkları işleri de bilmektedir. Müminler, her yaptıklarını gören Allah’ı daima hatırda tutarak buna uygun bir yaşayış sergilemelidirler: “Hayırları açıktan yapmanız ne güzel! Ama onu fakirlere gizlice götürüp vermeniz sizin için daha hayırlı olur. Bu sayede Allah sizin bir kısım günahlarınızı bağışlar. Allah yaptıklarınızdan haberdardır (habir)” (el-Bakara 2/271). Habir olan Allah kullarını, davranışlarının arkasında yatan niyetlerine göre âhirette sorguya çekecektir: “İnsan bilmiyor mu ki bir gün gelecek, kabirlerde bulunanlar diriltilip dışarı atılacak ve kalplerde olanlar ortaya konulacak? O gün rableri onların her şeyinden haberdardır (habir)” (el-Adiyat 100/9-11). “Habir” ismi Hz. Peygamber tarafından da Allah’ın isimleri arasında sayılmış (Tirmizi, “Daavât”, 82; İbn Mâce, “Duâ”, 10), ayrıca Kur’ân-ı Kerim’deki anlamıyla hadislerde de zikredilmiştir (mesela bk. Müslim, “Cenaiz”, 103; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, III, 17; VI, 221).

 

İslam’ın öngördüğü uluhiyet anlayışı mutlak yetkinlik ifade eder. Allah Teâlâ’nın sahip olduğu bu mutlak yetkinliğin bir veçhesi de O’nun ilminin sonsuzluğudur. Sonsuz bir ilim Allah’ın gerçek bir ilah oluşunun gereğidir. Bu sebeple Kur’ân-ı Kerim’de Allah’ın ilminin sonsuzluğu ve her şeyi kuşattığı çeşitli şekillerde anlatılmaktadır. İlim sıfatının uluhiyetin ne denli mühim bir unsuru olduğu esmâ-yi hüsna içerisinde Allah’ın bilgisini ifade eden isimlerin çokluğundan da anlaşılmaktadır. Bu isimlerden biri olan “habir” ismi de Allah’ın ilminin eşyanın en ince noktasına kadar nüfuz ettiğini anlatır: “Yavrum, yaptığın iş hardal tanesi kadar küçük de olsa, bir kayanın içinde de bulunsa, yahut göklerde ve yerin dibinde gizlenecek de olsa, Allah onu meydana çıkarır. Çünkü Allah her şeyi bütün incelikleriyle bilir ve

HABIR

 

O her şeyden hakkıyla haberdardır (habir)” (Lokman 31/16). O, görünen ve görünmeyen her şeyi bilir (el-En’âm 6/73), nihayetinde eşyanın hakikatlerini O’nun gibi bilen yoktur (Fatir 35/14).

 

Şüphesiz Allah Teâlâ’nın habir olması kulların eşyadan haberdar olmasından farklıdır. “Habir” ismi insanlar hakkında kullanıldığında bir şeyin bilgisine haber vasıtasıyla ulaşan anlamına gelir. Oysa Allah bundan münezzeh olup O’nun habir olması her şeyin özüne ve hakikatine vâkıf olması demektir. Bu yönüyle “habir” ismi daha ziyade eşyanın görünmeyen (bâtini) hakikatlerini bilmeyi ifade eder. Insanın gördüklerinin ötesindeki esas gerçeği, ancak bunların iç yüzünden haberdar olanın bileceğini ifade eden, “Gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri altı günde yaratıp, sonra da arş üzerine kurulan O’dur. O rahmândır. Sen O’nu haberdar olana (habir) sor! (el-Furkan 25/59) âyetinde de “habir” isminin bu özelliğine işaret edilmektedir.

 

“Habir” ismi her şeyden haberdar olan anlamına geldiği gibi, haber veren (muhbir) anlamına da gelir. Habir olan Allah Teâlâ, aynı zamanda iç yüzünü bilmedikleri konularda kullarına bilgi vermektedir. Nitekim bir âyette de zikredildiği üzere, hiç kimsenin bilmediği bir hususu haber vermesi üzerine peygamberimize, bunu kimden haber aldığı sorulduğunda onun, “Her şeyi bilen ve her şeyden haberdar olan Allah bana bildirdi” (et-Tahrîm 66/3) şeklindeki cevabı da bu mefhuma işaret etmektedir. Şüphesiz Allah’ın haber vermesi, insanlar içinde bu konumda bulunan kişilerden tamamen farklı olup, bu haberler gerçeğe uygun, doğru ve güvenilirdir (Fatir 35/14). İnsanların verdiği haberler ise, her zaman doğru olamayacağı gibi gerçeği olduğu gibi aktarmaktan da uzaktır. Bu açıdan Allah’ın emir ve yasaklarını insanlara haber vererek, onların en doğru biçimde bilgilenmesini sağlayan peygamberler de Allah’ın “habir” isminin tecellisi olarak görülebilir.

 

“Habir” ismi Allah Teala’nın mutlak ve sonsuz bilgisini ifade etmesi hasebiyle öncelikle O’nun ilim sıfatına işaret eden bir isimdir (bk. İLİM). Bunun yanında “habir” ismi esmå-yi hüsná içerisinde Allah’ın bilgisini ifade eden diger isimleriyle de anlam yakınlığı içerisindedir. Bunların başında Kur’ân- Kerim’de de sıklıkla birlikte zikredildiği,

“her şeyi hakkıyla bilen” anlamındaki “alim”, “yaratılmışların ihtiyacını en ince noktasına kadar bilen” anlamındaki “latif” ve “her şeyi hakkıyla gören” anlamındaki “basir” isimleri gelir. Yine “her seyi kesin olarak bilen” anlamındaki “şehid”, “bilgisi her şeyi kuşatan” anlamındaki “muhît”, “her şeyi tek tek ve bütün ayrıntılarıyla bilen” anlamındaki “muhsi”, diğer anlamları yanında Allah’ın bilgisinin de her şeyi kuşattığını ifade eden “vâsi” isimleri de “habir” ismiyle anlam yakınlığı taşır. Ayrıca Kur’ân-ı Kerim’de sıklıkla birlikte zikredildiği ve böylelikle Allah’ın hikmetle muamele etmesinin temelinde eşyanın sadece O’nun tarafından bilinen iç yüzünden haberdar olmasının bulunduğunu ifade eden “hikmet sahibi” anlamındaki “hakim” ismi de “habir” ismiyle bu açıdan bağlantılıdır (bk. ALÎM; BASÎR; HAKİM; LATÎF; MUHÎT; MUHSI; ŞEHÎD; VÂSİ’).

 

“Habîr” ismi mümine kulluk bilinci aşılayan isimlerden biridir. Allah Teâlâ’nın gizli ya da açık yaptığı her şeyden haberdar olduğunu bilen mümin şüphesiz O’nun rızasına aykırı davranışlardan çekinecek, Allah’ın her yaptığından haberdar olduğu bilinciyle davranışlarına çekidüzen verecektir. Nitekim “habir” isminin Kur’ân-1 Kerim’de çoğunlukla, “Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır” şeklinde insanların amelleriyle bağlantılı olarak zikredilmesi de buna işaret etmektedir (mesela bk. el-Bakara 2/234; Âl-i İmrân 3/153, 180; el-Mâide 5/8). “Elbette rabbin onların her birine, yaptıklarının karşılığını tastamam verecektir. Şüphesiz onların yaptığı her şeyden O hakkıyla haberdardır” (Hüd 11/111) âyeti de bu gerçeği ifade etmektedir. “Habîr” ismi mümine bütünüyle Allah’a dayanıp her şeyi doğrudan O’ndan istemesi gerektiğini, bunun için aracılara başvurmasına gerek olmadığını da öğretir. Zira “habir” ismini özümseyen bir kul bilir ki Allah Teâlâ gizli açık her şeyden haberdardır ve dile dökmeden sadece kalbinden geçirdiği isteğini de Allah bilir.

Kaynak: İslam ansiklopedisi Diyanet

5 görüntüleme 0

Cevapla

Captcha Captcha'yı güncellemek için resme tıklayın.