Bu konuya oy verebilirsiniz.
[Toplam: 0 Ortalama: 0]
mumsema
Q:

Haccın şartları nelerdir? Maddeler halinde

Haccın Şartları

Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  Haccın şartları.jpg
Görüntüleme: 22
Büyüklüğü:  117.1 KB (Kilobyte)

Haccın kabul olması için gereken şartlar

Hac ibadeti ile ilgili şartlar üç gurupta toplanabilir:

a- Haccın farz olmasının şartlan (vücub şartları):

Bir kimsenin hac ibadeti ile yükümlü sayılması için şu şartların gerçekleşmiş olması gerekir.

1- Müslüman olmak: Hac yükümlülüğü için müslüman olmak şarttır. İslâm bilginleri, Gayr-i müslimlerin dünyevî hükümler açısından hac ile yükümlü olmadıkları hususunda fikirbirliği içindedirler. Kâfirlerin dinin ferT hükümlerine muhatap olup olmadıkları, dolayısıyla uhrevî sorumlulukları konusu ise fıkıh usûlünde tartışılmıştır.
2- Akıl: Dinî yükümlülüklerin sabit olması için, kişinin aklî melekelerinin yerinde olması (temyiz gücünden yoksun bulunmaması) şarttır. Buna göre, akıl hastalarına ve ma’tuhlara (akıl zayıflığına duçar olmuş, bunamış) kişilere hac farz değildir.
3- Bulûğ: Ergenlik çağına ulaşmamış çocuklar hac ile yükümlü değildir. Bununla birlikte, temyiz çağına ulaşmış çocuğun yaptığı hac nafile olarak geçerlidir. Fakat bu şekilde hac yaptıktan sonra ergenlik çağına ulaştığında -diğer şartlan taşıyorsa- ayrıca farz olan haccı ifa etmesi gerekir.
4- Hür olmak: Köleler ve esirler hac ile yükümlü değildir.
5- İstitâat: Hac yükümlülüğü için, hacca gidip dönünceye kadar hem kendisinin hem de bakmakla yükümlü olduğu kimselerin sosyal seviyelerine uygun normal geçimlerini sağlayacak maddi imkana sahip bulunmak şarttır. Mâlikîler dışındaki üç mezhebe (Hanefî, Şafiî ve Hanbelîler’e) göre, hac ile yükümlü olmak için, -Mekke ve çevresinde yaşayanlar hariç- uzaktan geleceklerin sosyal durumlarına uygun nakil vasıtaları ile yolculuk yapabilecek maddi imkâna sahip olmaları gerekir. Mâlİ-kî mezhebine göre ise, yürüyerek hacca gidebilecek kadar sağlıklı olan kişi -belirtilen tarzda seyahat imkânına sahip olmasa bile- hac ile yükümlüdür.
6- Müsait vakit bulunması: Yukarıdaki şartları taşıyan kişinin hac ile yükümlü sayılması ve hac yükümlülüğünün zimmetinde borç olarak sabit olması için, bu farizayı ifa edebilecek vakte erişmiş olması gerekir. Buna göre, belirtilen tüm şartlan taşıdığı halde, bu tarihten itibaren haccı ifaya elverişli vakit bulamadan vefat eden kişi hac ile yükümlü olmadan ölmüş kabul edilir.
Bu şartlardan başka, bazı eserlerde, İslâm’da genel sorumluluk ilkelerinin bir uzantısı olan “yükümlü olduğunu bilme veya bilecek durumda olma” şartı da zikredilir. Buna göre, meselâ İslâm ülkesi dışında yaşayan bir Gayr-i müslim müslüman olduktan sonra henüz haccın farz olduğunu öğrenmemişse mazur sayılır ve bu durumda vefat etmesi halinde hac ile yükümlü olmadan ölmüş kabul edilir.
Bu şartlardan birinin eksik olması halinde o kimsenin ne bizzat haccetmesi, ne yerine bedel göndermesi, ne de ölürken bedel gönderilmesini vasiyet etmesi şarttır. Fakat bu şartlar gerçekleştiği halde hacca gidememiş ve herhangi bir sebeple bu imkânı da kaybetmiş olanlara gelince bunlar, ya hayatlarındayken yerlerine bedel göndermek veya bedel gönderilmesini vasiyet etmek ile yükümlüdürler.

b- Haccın edasının vücubu şartları:

Haccın vücub şartlarını taşıyan kişinin bu görevi bizzat yerine getirmesinin farz sayılması için şu şartlar aranır:

1- Vücutça sağlıklı olmak: Hanefîler’den Ebû Yusuf ve Muhammed’e, Şafiî ve Han-belî mezheplerine göre vücut sağlığı haccın farz olmasının değil, bizzat edâ edilmesinin Şartıdır. Bu duruma göre bir kimsenin hac görevini kendisinin edâ etmesinin farz sayılması için âmâ, felçli, hac yolculuğu dayanamayacak kadar hasta ve yaşlı olmaması gerekir. Ancak bir başkasının yardımıyla hac yapabilecek durumda olanlar, meselâ bir yakını veya masraflarını karşılamak şartıyla yanında götüreceği birinin yardımıyla hac yapabilecek bir âmânın, bu farzı bizzat yerine getirmesi gerekmektedir. Üzerine hac farz olduğu halde sağlıkları elvermediği için görevlerini bizzat yerine getiremeyenlerin, yerlerine bedel göndermeleri veya bedel gönderilmesini vasiyet etmeleri gereklidir. [119]
2-Yol güvenliğinin bulunması.
3- Hac mevsimi girdiğinde (şevval, zilkade ayları ve zilhiccenin ilk on günü) tutuklu olmak veya yurt dışına çıkmaktan men edilmiş bulunmak gibi bir engelin olmaması.
4- Bulunduğu yer Mekke’ye yaklaşık 90 km. ve daha uzak mesafede olan kadınların yanlarında mahremlerinden (yani evlenmeleri dinen caiz olmayan baba, oğul, kardeş, amca, dayı, yeğen, süt oğul, damat gibi yakınlarından) birinin bulunması. Şâfiî-ler ise iki veya daha çok kadının birlikte hacca gidebilecekleri, hatta güvenlik içinde olduktan sonra bir kadının tek başına bile farz olan veya nezretmiş olduğu haccını yapabileceği kanaatindedirler. Yanında mahremi bulunmayan kadınların nafile hacca gitmelerinin caiz olmadığı hususunda ise bilginler fikirbirliği içindedirler.
Hacca gidebilmek gibi yüce bir amaca yönelik bile olsa, hac yolculuğuna münhasır kalması ve hac dönüşü sona ermesi şartıyla yapılan geçici evlilikler geçersizdir.
5- Eşinden boşanmış veya eşi ölmüş olan kadınların dinen evlerinde beklemeleri gerekli olan süreyi bitirmiş olmaları da yalnızca kadınlara has bir şarttır.
Yukarıda sayılan vücub şartlarının yanısıra burada anılan şartları taşıyan her müslümanın bizzat kendisinin hac yapması farzdır. Kendilerine hac farz olduğu halde bu şartlan taşımayan kimselerin ise bedel göndermeleri veya bedel gönderilmesini vasiyet etmeleri gereklidir.

c- Haccın sıhhat (geçerlilik) şartları:

Edâ edilen bir hac farizasının dinen sahih sayılabilmesi için şu şartların gerçekleşmesi gerekir:
1- Müslüman olmak. Bu şart hem haccın farz olmasında, hem de sahih olmasında aranmaktadır. Bu duruma göre Gayr-i müslim bir kimsenin yapmış olduğu hac dinen geçersizdir. Şayet bu şahıs sonradan İslâm’ı kabul ederse ve sözkonusu şartları taşırsa tekrar hac yapması farz olur.
2- Akıl: Bu da hem vücub hem sıhhat şartıdır. Buna göre, bir akıl hastası başkasının refakatinde hac yapsa, bu geçerli bir hac olmaz; iyileştiğinde -diğer şartları taşıyorsa-tekrar hac yapması gerekir.
3- Hac yapmak niyetiyle ihrama girmek.
4- Belirli bir zamanı gözetmek. Yani ihrama girmek, vakfede bulunmak ve ziyaret tavafı yapmak gibi hac menâsikinin her birini, kendi hususi zamanlarında yapmak şarttır.
Hac ayları şevval, zilkade ayları ve zilhicce ayının ilk on günüdür. Bu zaman diliminin dışında yapılan herhangi bir hac ibadeti geçersizdir. Mesela “temettü” ve “ktrân” haccı yapan bir kimse kurban kesemeyecek olur da onun yerine oruç tutmak zorunda kalırsa sözkonusu orucu bu ayların dışında tutamaz. Aynı şekilde “kudüm” tavafından sonra haccın sa’yim ancak bu aylar içinde yapabilir.
5- Belirli mekanlarda bulunmak. Haccın sahih olabilmesi için vakfenin Arafat sınırları içerisinde, tavafın Kâbenin etrafında yapılması şarttır.

Hac, Umre, Kurban
Cevap yaz: Haccın şartları nelerdir? Maddeler halinde
Bilgileriniz:




<a href="" title="" rel="" target=""> <blockquote cite=""> <code> <pre class=""> <em> <strong> <del datetime="" cite=""> <ins datetime="" cite=""> <ul> <ol start=""> <li> <img src="" border="" alt="" height="" width="">

/* */